TAŞERON CENNETİ!

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel; TBMM Genel Kurulunda Meclis bütçesi üzerinde yaptığı konuşmasında Meclis personelinin özlük haklarından sosyal haklarına, taşeron işçilere yapılan muamelelere, usulsüz atamalara, yanlış uygulamalara kadar çok sayıda konuya değinerek Meclis işleyişini eleştirdi. Özel konuşmasında; "Meclis taşeronun, emek sömürüsünün cenneti, angaryanın başkenti haline geldi" dedi.



MECLİS TAŞERON CENNETİ!

Özgür Özel konuşmasında şunları söyledi:

   “Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, bir grup başkan vekilinin bütçede Meclis bütçesini konuşması, meseleye verdiğimiz önem ve grubumuzun bu konudaki iradesini ortaya koyma amaçlıdır.     Bugün Meclis bütçesini ve kesin hesabını görüşeceğiz. Meclisler o ülkenin dış dünyaya karşı aynasıdır. Aynı zamanda, demokrasinin, hak ve özgürlüklerin, eşitliğin teminatı olması gereken bu çatı hem Anayasa'ya hem kanunlara uyma konusunda en azami gayreti göstermesi gereken ve sütte leke olabilir ama bu saydığımız temel değerler üzerinde Mecliste leke olmaması gerekir. Ancak, üzülerek ifade etmek zorundayız ve kendi payımıza da budan büyük sıkıntı duyuyoruz ki Meclis artık taşeron sistemin, emek sömürüsünün ve angaryanın merkezi, âdeta başkenti hâline gelmiştir.”

MECLİS PERSONEL REJİMİ AÇISINDAN YÜZ KARASI DURUMDA

“Gözümüzün önünde çalışan stenograf arkadaşlara, kavas arkadaşlara, arada dışarı çıktığınızda size çayı getiren arkadaşlara, güvenliğimizi sağlayan polislere sorun. Burada Anayasa'nın 18'inci maddesi açıkça diyor ki: "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır." Bunun Türkiye'deki pek çok alanda ihlal edildiğini biliyoruz ama en temel ihlal alanı çalışanlarımız açısından Meclis çatısının altıdır. Yüz akı, örnek olması gereken Meclisimiz, personel rejimi açısından tam bir yüz karası durumdadır. Hemen çay ocağında 3 çaycı çalışıyor kulisimizde, 3 çaycı arkadaşımızın 3'ünün de maaşı farklı, 3'ünün de kadro durumları farklı, 3'ünün de özlük hakları farklı, 3'ünün de emekli maaşına bu işin yansıması farklı. "Kadrolu", "sözleşmeli" ve "taşeron" diye üç farklı çeşit personel Mecliste çalışıyor. Eşit işe eşit ücret anlayışı temelinden daha burada sıkıntıya uğruyor.

DANIŞMANLARIN KIDEM TAZMİNATI YOK!

“Milletvekili danışmanları, gruplarımıza tahsis edilmiş olan danışmanlar, kıdem yönünden, İşsizlik Sigortası yönünden ve iş güvencesi yönünden hiçbir haktan faydalanamıyorlar. İşten çıkarılmaları milletvekilinin ya da grup yöneticisinin iki dudağının arasında. Biriken kıdem tazminatı yok. Yeni bir iş arayana kadar da İşsizlik Sigorta Fonu'ndan yararlanamaz durumdalar.

“Servis 22.00'den geç saate kadar çalışırsak oluyor. Bana dışarıda arkadaşlar -saat dokuz buçuk falan- diyorlar ki: "Aman Vekilim, biraz daha uzatın da servis versinler bize, yoksa Eryaman'a kadar kendi imkânlarımızla gideceğiz." Oysa saat 18.00'den itibaren her türlü gecikmede servisi versek ne kaybederiz? Bu Meclis bundan tasarruf etmekle ne kazandığını düşünüyor? Bazı personel genel idari hizmetler kadrosundayken 96 tane personel aynı işi yapıyor, ancak yardımcı hizmetler kadrosunda hâlâ daha kadro için terfi bekliyorlar.

TAŞERON CENNETİ, GUANTANAMO KAMPI GİBİ!


 “Ve taşeronun en utanç verici şekli bu çatı altında. Değerli vatandaşlarımız görseler inanamazlar. Sizler açısından normalleştiyse çok kötü. Guantanamo'yu hatırlatan, o utanç hapishanesini hatırlatan tek tip kıyafetler giydirilmiş taşeron işçiler var. Milletvekiliyle karşılaştığında duvar dibine gidiyor. Cumhurbaşkanına ve cenazeye yapılması gereken cephe selamını vermesini öğretmiş birisi. İki elini önüne yapıyor, önüne bakıyor. Sosyal ilişki kurmak istiyorsunuz, korkuyorlar. "Asansöre gel, bin kardeşim." diyorsun, "Binemem efendim." diyor. Bunu kim yasaklıyor? Böyle insanlık dışı bir yaklaşımla taşeron işçilerin üzerinde kurulan bu sosyal alanlardan tecrit mekanizması neyse bu ayıp hepimizindir, bunu derhâl ortadan kaldıracak tedbirleri almamız lazım. Kraldan çok kralcılar var Meclis bürokrasisinde, gerekirse onlara bu konuda en net talimatların verilmesi lazım. 
  

MECLİS’TE SENDİKA SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜ ENGELLENİYOR

 “ Türkiye Büyük Millet Meclisi ve sendika, uzun süredir AKP bunu engellemeye çalışıyordu. Şimdi bir başka şey var, biraz önce kravat polemiğini yaşadığımız değerli arkadaşlarımız kendi sendikalarını Meclise dayatıyorlar, İdare Amiri olmanın da verdiği taktik avantajla ve daire başkanları, tüm amirleri uyarıyoruz, burada ve İstanbul kampüsünde: Bu işlere bu şekilde girmeyin. Bu işlerle uğraşmak Anayasa'nın 51'inci maddesine, özgürce sendika seçme hakkına tamamen aykırıdır. Bu yüzden, bu işlere girenler ileride bunun hesabını verirler.” 
“Meclisteki polisler... Deneyim önemli, hepiniz biliyorsunuz, gözümüzün içinden, bakarak bir şeyleri anlıyorlar. Her türlü tehlikeyi erken sezmeye, mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmaya alışmışlar. Bir yasa değişikliği yaptınız, Meclisteki polislere verilen 800 liralık ek ödeme kalktı, Cumhurbaşkanlığı korumalarına ve Başbakanlık korumalarına tahsis edildi. Şimdi, bir de Ankara saldırısından sonra, Meclis daha iyi nasıl korunur? Emeğin hakkını verin, onların daha önce ellerinden almış olduğunuz haklarını verin, liyakate önem verin, bu işe siyaseti alet etmeyin herkes görevini dört dörtlük yapar.”   

MECLİS BAŞKANININ DANIŞTIKLARI, DANIŞMADIKLARI BİR DE TANIŞMADIKLARI VAR

“Peki, bu kadar tasarrufla Meclis ne sağlıyor, para mı sağlıyor? Bu tasarruf ne işe yarıyor? O zaman, Meclis Başkanına sormak lazım: Müşavir kadroları var dünya kadar, şişkin ama biliyoruz ki Meclis Başkanının 3 tip danışmanı var; danıştıkları, danışmadıkları ve tanışmadıkları. O tanışmadığı müşavir kadrolarını boşaltsınlar, emekçinin alın terinin hakkını versinler. Bu konuda üstümüze ne düşerse yapmayı düşünüyoruz.”   


 

MECLİS LOJMANLARINA ÖNCE MANTOLAMA SONRA YIKIM YAPILDI

“Meclis lojmanları... Meclisteki kreş sokağın ötesinde. 5 yaşında, 6 yaşında sabiler annelerinin elinde yağmurda karşıdan karşıya geçecek. Lojmanlar boşaldı, "Tahsis edin." dedik, olmadı; A, B Blok olmadı. Soruyorum buradan, açıklansın: Lojmanlara mantolamayı kaç paraya yaptırdınız? Mantolamadan kaç gün sonra 5 blok lojmanı yıktırdınız? Mantolama yapılıp içinde oturulmadan yıkılan lojmanlardan bahsediyorum.

MECLİS ATAMALARINDA LİYAKAT TERK EDİLDİ

 “Mecliste atamalarda liyakat sistemi tamamen terk edildi. Artık tek bir sistem var: Siyasi yakınlık, siyaset. En yetkin personeller, başkan yardımcıları siyasi tavır belirtmedikleri için ya da kendinize uygun görüş vermedikleri için görevlerinden kızak görevlere çekiliyorlar. Arkalarında sistemin onların yerine yetiştirdiği kişi yerine, yok, taa Kütüphane'den, oradan, buradan uzman olarak Kanunlar Kararlara atamalar yapılıyor ve bu yüzden de o liyakat sistemiyle dikine yükselme umuduyla size, bize eşitlikçi hizmet etmeye çalışanlar da bu mobbingin sonunda görevi bırakıyorlar.
    Meclisi Türkiye'yi yönettiğiniz gibi yönetiyorsunuz. Onu da beğenmiyoruz, bunu da beğenmiyoruz; Meclis bütçesine de Türkiye bütçesine de "ret" oyu veriyoruz.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Bu Videolar da İlgiliniz Çekebilir