YALNIZ MIYIZ?
ERKAN AKBALIK

ERKAN AKBALIK

ERKAN AKBALIK

YALNIZ MIYIZ?

08 Kasım 2016 - 11:46


Yalın- ız veya Eski Türkçe  de yalın –öz olarak türeyerek karşımıza gelen bu kelime  günümüz insanının buhranlarını ,çaresizliğini, kimsesizliğini ifade ederken bazen de, kendisini  dinlemeyi, iç alemine yönelmeyi  ifade edebiliyor.

Yaşadığımız hız ve haz çağında popüler kültürün etkisi ve kapitalizmin ihtiraslı sömürgeci harcama hırsı Allah’ın her gününü bir şey ile ilişkilendirerek bundan yararlanmaya çalışıyor.

7 Kasım Yalnızlar günüymüş.

Mutlak manada yalnızlık diye bir şey yok.Bedenimiz ,ruhumuz ,dokularımız ,organlarımız ,milyarlarca hücremiz ile sürekli hem haliz.

Hayatta yalnızlık sadece Allah’a mahsustur boşuna denmemiştir

Kaf Suresi 16. Ayeti Kerimede Alemlerin  Rabbi Allah cc insanın iç alemiyle ilişkisini ve insana şah damarından daha yakın olduğunu, duasını ve her şeyini duyup gördüğününü bildiriyor.

And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz; biz ona şah damarından daha yakınız (her halinden haberdarız ve her an kudretimiz altındadır).

İnsan yaşadığı sürece ne yapmışsa, ne söylemişse, ne yapmayı ve ne söylemeyi niyet edip içinden geçirmişse, tamamını yazıp kaydetmekle görevli meleklerdir. Kaf sûresi de bunu anlatır: İnsanın ağzından çıkan her söz ve işlediği ameller, kesinlikle, yanında kendisine gözcülük eden ve hazır bulunan zabıt kâtibi melek tarafından, zapta geçirilir.

İnfitâr suresinde de şöyle buyurulur:

10,11,12. Hâlbuki üzerinizde (yaptığınız her şeyi) kaydeden Kiramen Kâtibin/şerefli yazıcılar/melekler vardır (ki), onlar yaptığınız her şeyi bilirler.


İnsanın önünde ve arkasında, Allah'ın var ettiği ve koruduğu düzenin gereği olarak kendisini koruyan kanunlar, korumalar ve davranışlarını zapta geçirmek için nöbet tutan melekler vardır.
Bir millet, sahip olduğu ilahî-insanî değerleri, benliğini, kendilerindeki yüksek hasletleri değiştirmedikçe, Allah o milletin elinde olan nimetleri değiştirmez, sosyal, siyasî ve ekonomik düzenlerini bozmaz. Allah toplumların başına hak ettikleri bir felâket getirmek, onları cezalandırmak istediği zaman da, artık bu felâketin, bu cezanın geri çevrilme imkânı yoktur. Onların Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden velileri, koruyucuları, yardım edenleri de bulunmaz.

Kâf suresi 17. ayette de "sa­ğında ve solunda" ifadesine yer verilmektedir. Her iki âyeti bir araya getirince, bu meleklerin insanı dört taraftan kuşattığı ortaya çıkacaktır. Önden, arkadan; sağdan, soldan kuşatmak demek her şeyleri ile ilgilenmek demektir. 

Sorumuzun "nasıl"ını bu şekilde cevaplandırırken, "niçin"ini de cevaplandırmak için aynı âyetlere gitmemiz gerekiyor.

"Allah'ın emri ile onu koruyan,.." Bu ifadenin yanında bir de "yaptıklarını yazmaktadırlar" (Kâf, 50/17) âyeti, insanın önünde ve arkasında olan meleklerin onu koruduğunu, sağında ve solun­daki meleklerin de yaptıklarını yazmakta olduklarını anlatmaktadır. 

Melekler vasıtası ile Yüce Allah insanın etrafında bir güvenlik sistemi oluşturduğunu ve onu çeşitli tehlikelere karşı korutturduğunu gündeme getirmektedir.

Mümin yalnızlığı sever; münafık ise topluluğu sever.” ifadesini şöyle anlayabiliriz:

Mümin bütün varlığını Allah’a dayandırdığı için, ondan başka kimsenin iltifatlarını aramaz. Her zaman rabbinin ibadetiyle meşgul olmak ister. Fikri, zikri ibadetini sağlam yapmak için insanlardan uzak durmak ister.

Münafık ise, gerçekte Allah’tan bir sevap beklemediği için, bütün maksadı insanların iltifatını kazanmaktır. Bu da ancak onlarla beraber olmasıyla mümkündür.

 

 

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Furkan seyyidoğu
    3 yıl önce
    Yalnızlık bazen manevi olgunlaşmak için verimli bir tarladir.

Son Yazılar